31 Ağustos 2009 Pazartesi




Festivaller ülkesi İspanya'nın Valencia kenti yakınlarındaki La Foia de Bunyol kasabasında yapılan meşhur domates savaşına bu yıl 40 bin kişinin katıldığı, 110 ton domatesin kullanıldığı bildirildi.Ben bu festivali düzenleyenlerin nasıl reklam yaptıklarını çözdüm herelde 'Salça olmak istiyorsanız hadi ispanya'ya..'))

ŞİRİN BABA !! ..PARDON ALİ KIRCAYMIŞ..AMA BENZİYOR DİMİ YA..



Bi şapkası eksik:)

IHLARA VADİSİ




Kesinlikle görülmesi gereken ve bol bol fotoğraf çekilecek bir yer.
Vadiye çok yakın olan Hasan Dağı ve çevresi I. ve II. zamanlarda oluşmuştur
Neojen ve IV. zamanda oluşan yükselmelere karşın havzalar oldukça düşük kalmıştır.
Hasan Dağı Volkanı'nın püskürmesine neden olan tektonik hareketler sonunda,çevre yüzeyini geniş bir volkanik tabaka kaplamıştır.Aynı hareketler sırasında kalkerin basınç ve sıcaklık
etkisiyle yarattığı kırık hattan fışkıran doğal sıcak suyu,yaprakhisar ve ıhlara arasında bulunan Ziga kaplıcaları'nda görebilirsiniz.Volkanik püskürme sonucu oluşan tüf taşları,rüzgar,erozyon ve diğer doğa etkenleri ile aşınmış,selime ve yaprakhisar'da karşınıza çıkan değişik görünüm ve renklerde Peri Bacalarını yaratmıştır.Ihlara Vadisi boyunca ilerleyen Melendiz Çayı ve çökmenin sonucu oluşan Kanyon,vadinin tabanını oyarak daha büyük bir derinlik kazanmıştır.Yer yer 100-200 metre derinliğe varan ve vadiyi ikiye bölerek akan Melendiz çayı,Aksaray yakınlarında uluırmak adını alarak tuz gölü'ne ulaşmaktadır.Ayrıca vadi'nin bir diğer görülmesi gereken özelliği ise vadideki kayalara oyulmuş freskli kiliseleridir.Herşey okadar güzel korunmuşki bize tarihi bir hazine sunulmuş.
Bence Ihlara Vadisi ülkemizin görülmesi gereken güzelliklerinde ilk sıralarda yer alıyor.
Bu gezi'nin tek bir dez avantajı olabilir ki oda sigara içiyorsanız(benim gbi) yada çok hamlamış bir vücuda sahipseniz vadiye iniş ve dönüşte çıkacağınız merdivenlerdir:)) ama 70-80 yaşında insanlar o güzelliği görmek için merdivenleri seke seke iniyorlardı gözlerimle gördüm:)tabi çıkışta nasıl bir performans sergilediklerini bilemiyorum artık :))

SET ORTAMI


Set ortamı gerçekten bambaşka bir ortamdır.Bende bu yaz öğrendim:) staj için' yalancı romantik' dizisi'nin setine gittim.Burda öğrendiklerim benim için çok değerli tecrübeler oldu.Staj süresi kısada olsa tecrübem hayli çok oldu ve girmek istediğim sektörlerden birini daha tanımış oldum.Uzatmadan madde madde anlatmaya başlıyorum.
İlk olarak set ortamını anlamak için gerçekten o ortama girmeniz gerekir.
b)hangi bölümde çalışırsanız çalışın(reji,makyaj,kostüm,sanat,prodüksiyon..)yaptığınız işden zevk almanız gerekiyor.Yoksa gece geç saatlere kadar olan çekimler sizi bunaltır.:)
C)İlk başlarda çok yorucu,sıkıcı ve asla çalışmam diyebileceğiniz bir ortam sonradan sevmeye başlıyorsunuz.Bu aynen bisiklete ilk defa biniyormuş gibi bir şey alışana kadar düşüp durursunuz tam bıkmaya başlarken işi kavrar ve tadını çıkarmaya başlarsınız.Nekadar yorucu olursa olsun pedalları çevirdikçe daha da çok haz alırsınız.
d)İnsan ilişkileri çok önemli çünkü sürekli iletişim içinde olmanız gerekiyor.Gerçekten sıcak bi ortamdır.Haftalarca yüzyüze aynı set içinde birbirine bakan insanlar için zaten en iyisi canayakın olmak diyebilirsiniz ama bütün setler böyle değil.:))
e)Kendinize güveniniz tam olmalı,size verilen işleri bıkkınlıkla değil zevk alarak yapmalısınız.Böylece hem başarılı olursunuz hemde tadını çıkarırsınız.(ben biraz kaytarmış olabilirim)
f)Emin olun çekim bittiğinde ve evinize gittiğinizde ayaklarınız kokucak,çok yorgun olucaksınız belki tv izlemeye bile vaktiniz olmayacak ama mutlu uyuyacaksınız.>set ortamını merak edenlere şimdilik anlatabileceklerim bunlar çünkü gerçekten anlamak için görmelisiniz.Aslında anlatıcak daha çok şey var ama onları ancak yaşayıp anlamlandırabilirsiniz.:))