19 Ekim 2014 Pazar

''YALNIZLIK ÇAĞI VE İNTERNET'' ÜZERİNE GELİŞEN SOSYAL AĞ VE AŞKIN ÖLÜMÜ!

İnternetin tabiri caiz ise hava, su gibi doğal ihtiyaç olduğu bu dönemde, insanlar için sosyal olmanın yeni aracı olarak görülen internet, ironik bir şekilde yine insanları yalnızlaştıran bir canavar.
Dönem öyle bir dönem ki 'AŞK'; Sosyal medya üzerinden, magazin dünyası ve yalan zenginlik parodisinden baz alınarak oluşturulan, mükemmeliyetçi bir profil arayışı oldu. Ha tabi ki ülkemizde büyük bir çoğunlukta kadınlar için özgürlük arayışı olduğu da bir gerçektir. Zaten aşk a değil evliliğe aşık bir kadın profili varken erkeklerinde öz güveni gerilemeye başlıyor. Aşk'a değil paraya ve güce aşık bir erkek profili çıkıyor. Kadın ve erkekte oluşan bu kimlik bunalımından doğan gereksiz arayış, yine kendilerinden kaynaklı bir nevi etki-tepki olayıdır.

Yani başlı başına kadın ve erkeklerimiz yanlış ve yalan bir dünyanın içinde yer alabilmek için maddi ve manevi çaba harcıyorlar. Oysa ki aşk ve sevgi emek ister. Emek bedava dır ve verilir. Çaba harcanır, zorunludur ve sevgi yoktur. Şu hayatta hava gibi bedava olan ''sevgi'', ''aşk'' ve gülmektir. Bir yolu bir tarifi yoktur. Özgürce yaşanır. Acı olan bu kadar basit ve bedava olan ''aşk'' a ve mutluluğa yüklediğimiz saçma sapan düşünceler yüzünden ''aşk''ı sadece bir kere yaşanacak bir duygu  mutluluğu ise yakalayabilirsek yaşanacak bir şey sanmaya başlar olduk. Hayır ne aşk bir kereliğe mahsus, ne de mutluluk anlık..yitirilen sadece yeni başlangıca olan inançtır.

Mesela modern zamanın düzensiz ilişkilerinden görülen en klasik ve gerçek senaryo..Üniversite de veya son senesinde ilişkiye başlar çiftlerimiz tadını çıkararak birlikte harika bir sene geçirirler. İşler bundan sonra rengini değiştirir. Çünkü kız muhabbeti evliliğe getirir tabi oğlan da ister evlenmeyi ama askerlik ve iş vardır önlerinde..askere gitme kararı alnına kadar iyi maaşlı bir iş nişandı düğündü muhabbetleri genç bedenleri daha hazır olmadıkları bir yöne gitmeye sevk eder..kısaca belki de ruh eşi olan bu çiftimiz hazır olmadan geleceği düşünmeye başladığı ve ellerindeki harika günü yaşama fırsatını yitirdikleri için birbirlerini de yitirirler. İlk iş tecrübesi, iş hayatıyla gelen yeni bi hayal dünyası zaten aşkı olabileceği gelecekten geçmişe atmıştır artık...

Kıssadan hisse hiç bir şeye hazır olmadan kalkışmayın..evlilik, çocuk ve ya taşınmak, ya da yeni bir araba almak bir şeye hazır hissetmiyorsanız bırakın plan yapmayı aşkı bulmuşken günü yaşayın. Geleceği kontrol edebiliriz düşüncesiyle mükemmeliyetçi takıntılı biri haline dönüşüp günlerinizi çöpe atmayın.!!

Ama yapamıyoruz dimi ?   bu yalnızlık çağında mikropta kişinin kendisi ilaçta! Aşk yok olsa iş, o da olsa para, oda olsa zaman sürekli bir arayış ve bir sabah kendinize bunalım ve ardından gelen depresyon yüzünden yarın bu hayata devam etme sebebim var mı ? sorusunu soruyorsunuz ? yani depresyon kronikleşmeye başlıyor. İntihar etmeyi düşünüyorsunuz ? ki siz en güne neşeyle başlayan çevrenizin neşe kaynağı, en güvenilir dost, iyi kalpli bi melek olarak adlandırılan, iyi bir dost, iyi bir eş ve ya evlat olan siz..nasıl oldu da böylesine acı ve bencil bir düşünceye düştünüz..? cevabı basit hep yarını düşünmeye sevk eden bu düzende kendinizi dinlemeyi unuttunuz ? hiç soruyor musunuz kendinize ? beni ne mutlu eder diye ? mutluluk hep aynı yerde duruyor..sadece üzerinize inen ince ve karanlık tülden onu göremiyorsunuz.

Karanlık bir güne uyandınız. Durun!!
Ne aşk, ne işsizlik, ne de hak etmediğiniz bir hayat dürdüğünüz düşüncesi ve ya üstüne yaşadığınız acı tecrübeler hiç biri ve hiç bir şey, sıcaktan bunaldığınız bir günün akşamı, vücudunuza esen serinletici rüzgarı hissetmenize engel değildir. Kendine gel dostum
en canlısından müziğini aç ve soğuk bir duş al. Kendine 2 gün ayır.

                             EN İYİ İLAÇ SENSİN !
1. Gün Uyanış.
2. Gün Senin mutluluğun hangisi söyle ve al !

İki gün de de ihtiyaç olan tek şey not defteri ve kalem. Birinci gün kim olduğunuzu hatırlayın, okuduğunuz okul, işiniz, paranız ve ya aşkınız dışında siz varlığıyla değerli olan siz..işte şimdi oldu uyan.
İkinci gün kendinizi nelerin mutlu ettiğini bulup işleme koymak kalıyor. Yazın bu kadar basit huzuru ve mutluluğu nasıl ve nerede yaşamayı sürdürmek istiyorsun. Hep sine bir cevap ver. Huzursuzluğunun kaynağına in neden mutsuzsun ?  ve yüreğinden at onu. Hayatından etiketleri at, gereksiz konforu at.. sadece huzuru ve mutluluğu yaşa ömrünün sonuna kadar soluduğun her anında ..ve bunu geçimini bir sahil kenarında balık tutarak gerçekleştirmekte senin elinde, bir plazada yönetici ve ya çalışan olabilmekte senin elinde.. Nasıl mutlu olacaksan o güzellikte yaşa ve hayallerine ulaşmak mutluluğu aldığın her nefeste baki kılmaktır belki de..

Kendine gel ! kendi yarattığı yalnızlık çağının gençliği !!Hep zor ve pahalı olana düşkünlüğünden hayatın sana sunduğu bedava sevgiyi göremiyorsun.!!

FARKI FARK EDİN VE YOLA DEVAM EDİN AMA ÖNCE KENDİNİZDEN BAŞLAYARAK ''SENİ SEVİYORUM '' DEMEKTEN ÇEKİNMEYİN. SEVGİNİZİ İFADE EDEBİLDİĞİNİZ KADAR ÖZGÜR HİSSEDERSİNİZ.

SİZİ SEVİYORUM YENİ ÇAĞIN İNSANLARI ; ) İYİLİĞİNİZİ YİTİRMEYİN .. HADİ GÜLÜMSEYİN :)

3 yorum:

  1. harikaa!! yaşam koçluğu yapıyor musunuz? cidden sizin gibi biriyle iletişime geçmek isterim harika yazılarınız var ve hayat enerjiniz beni çok etkiliyor. teşekkürler tarkan GÜLSE ;)

    YanıtlaSil
  2. Teşekkürler garip adam, nasıl bir tesadüf tur senin yazına denk gelmem! Bunalımın dibindeyken n işe otobüsle geçerken!! Ve yazındaki işe ve paraya hatta benim yarattığım aile baskısınads fazla takılıp sevgilimden ayrılan kızda benim! Garip bi şekilde farkındalığımı arttırdın:)) yazmak istedim sadece ve seni merak ettim nasıl bir insansın :)

    YanıtlaSil
  3. mail atabilirsin Gülse ;) ben teşekkür ederim mutlu olun ve gülümseyin. Sizde isterseniz mail atabilirsiniz adresim Hakkında kısımında var. Güzel günler dilerim. :)

    YanıtlaSil